Tag Archives: dünya turu

Good bye 2015, you have been great! | Our World Trip

We flew around the whole world, visited four continents, travelled to many countries, swam in three oceans, flew through different time zones and experienced the exact same day twice.

We cycled through unfamiliar cities, survived the craziest (bus) drives, jumped off cliffs, saw some sunrises and many sunsets. We climbed up volcanoes, tracked through bays, and fought against angry monkeys. We tried surfing, diving and even canyoning. We lay on lonesome beaches with white sand and turquoise colored water.

We spent time in the jungle, on mountains, visited historical sites; we slept under the most amazing night sky and saw the sea glowing in a neon blue light. We swam in waterfalls and with wild giant turtles; we saw sea shells moving.

We learned a lot about other cultures and traditions, we tried exotic fruits and food, and even took some cooking classes. We met new people and have made many new friends. We partied, sang and danced.

Our world trip has been a big adventure, like a dream and we have had the courage to live this dream. We had fun, enjoyed great happiness and laughed a lot. We loved the freedom we had and lived our lives to the fullest.

We saw big wealth, but also desperate poverty. We had time to think about the world, about the people, about us. We learned to appreciate what we have. Time went by so fast. What we have now are UNFORGETTABLE MEMORIES.

______

Elveda 2015, şahaneydin!  |  Dünya turumuz

Uçakla tüm dünyayı turladık, dört kıtayı gezdik, birçok ülkeyi gördük, üç okyanusta yüzdük, ve farklı zaman dilimlerini geçerek aynı günü iki kere yaşadık.

Yabancı, bilmediğimiz şehirlerde bisiklet turlarına çıktık, çılgın Asya trafiğinde seyahat ettik, kayalıklardan atladık, bir kaç gündoğumuna ve birçok günbatıma tanık olduk. Volkanlara tırmandık, koylardan geçtik, öfkeli maymunlarla savaştık. Sörf yapmayı, denizin derinliklerine dalmayı hatta “canyoning” yapmayı denedik. Bembeyaz, un gibi kumu, ve turkuaz renkli suyu olan plajlarda güneşlendik.

Ormanlarda, dağlarda zaman geçirdik, tarihi yerleri gezdik. Parlayan yıldız dolu gökyüzünün altında uyuduk, ve gece denizin sarı-mavi bir ışıkla ışıldamasına tanık olduk. Şelalelerde, ve denizde dev kaplumbağalarla beraber yüzdük; oynayan deniz kabuklarını izledik.

Değişik kültür ve gelenekleri tanıdık, hiç bilmediğimiz egzotik meyve ve yemekler yedik, yemek pişirme dersi bile aldık. Bir sürü insanla tanıştık, yeni arkadaşlıklar edindik. Şarkılar söyledik, ve oynadık.

Dünya turumuz büyük bir maceradı. Bir rüya gibi, ve biz bu rüyayı görmeye cesaret ettik. Çok eğlendik, mutlu olduk, kahkahalar attık. Özgürlüğümüzü çok sevdik ve hayatımızı doya doya yaşadık.

Büyük zenginlik gördük, ama acımasız fakirlikde. Düşünmeye çok zamanımız oldu: dünya ve insanlar, ve kendimiz hakkında. Bu güzel, şanslı hayatımızın değerini bilmeyi öğrendik. Zaman çok çabuk geçti. Bu turdan bize şimdi kalan? UNUTULMAZ ANILAR!

Advertisements

Australia’s East Coast in pictures

Below are some pictures from our journey from Cairns to Sydney. However, there is a lot more to see and do on Australia’s East Coast – a good excuse to visit Australia (soon) again. 😉
——
Aşağıda Cairns’den Sydney’e yolculuğumuzdan bir kaç fotoğraf. Avusturya’nın doğu yakasında görülecek ve yapılacak çok daha fazla şey var – artık bir dahaki sefere. 😉

image
The (free) Lagoon in Cairns | Cairns'de bedava havuz ve deniz keyfi
image
On the way from Cairns to Airlie Beach | Cairns'den Airlie Beach'e giderken
image
Beautiful Airlie Beach | Güzel Airlie Beach
image
Our noisy friends | Kafa şişiren arkadaşlar
image
Amazing sunsets | Güneşin muhteşem batışını
image
On the way to Noosa | Noosa'ya giderken
image
Noosa Sunshine Beach
image
Can you see it? | Onu görebiliyormusunuz?
image
Noosa National Park - Coastal Track
image
Mr. Crab is building a house | Yengeç ev yaparken
image
Noosa National Park - Coastal Track
image
Noosa National Park - Coastal Track
image
Can you see the Koala? | Koala'yı görebiliyorsunuz?
image
Noosa National Park - Coastal Track
image
Brisbane's skyline
image
Sydney
image
Australia seems to make me jump 🙂 | Avustralya'da insanın içinden atlamak geliyor nedense 🙂
image
Sydney Harbour Bridge

A mysterious meeting in the park in Ho Chi Minh City…

We were walking through the park in Ho Chi Minh City when a black-dressed young man in his twenties with a (note)book under his arm approached us. To be honest, my first thought was ‘Oh no! A member of a sect doing missionary work…’ It was just after seven in the evening and the park was filled with people: There were children running around, groups of women doing some kind of (funny) aerobic training, men playing “Jianzi”, couples waltzing to interesting Asian music, … a great atmosphere. ‘Probably a good place for some missionary work’, I thought.

The guy was very friendly and seemed very interested in us. He asked where we were from, what our occupations in our home countries were, whether we liked seafood, how our home country was different to Vietnam, how it felt like to fly in a plane, and so on. After maybe three minutes of talking, we still had no clue what this guy wanted from us and suddenly, we found ourselves encircled by around ten other young people. They were all asking the same or similar questions, and each one of them seemed so eager to talk to us.

‘Ok now, these people don’t look like missionaries any more…’ I thought, discarding my initial idea. I was getting more and more confused when finally one of them introduced himself with these words:
“Hello, I am Dinh, and I study IT here in Ho Chi Minh. I come to the park almost every day to meet and talk to foreigners, and to practice my English skills with them. It’s a great opportunity for us, it’s free and it’s fun!”

Suddenly everything made sense, and was pretty simple: we were encircled by Vietnamese students who were looking for opportunities to talk in English and to get know other cultures. Knowing this, we had a very interesting, three hours long conversation with these lovely people and learnt so much about Vietnam and its culture, about student life in Ho Chi Minh City, about what young people in Vietnam dream of, and so much more.

If you’re in Ho Chi Minh City, definitely take a walk around the park in District 1 in the evening. You’ll learn so much about Vietnam! 😉

image

– Ho Chi Minh parkinda ilginç bir buluşma –

Ho Chi Minh City parkından geçiyorduk, bize birden yirmili yaşlarında, siyah giyimli genç bir adam yaklaştı. Kolunun altında bir kitap vardı birde. Dürüst olmak gerekirse, ilk düşüncem şu oldu: ‘Oh hayır! Bu çocuk kesin bir mezhebin üyesi, ve dinini yaymaya çalışanlardan…’

Saat akşam yediyi daha yeni geçmişti ve park insanlarla doluydu: ileriye geriye koşturup duran çocuklar, (komik) aerobik antrenmanı yapan kadın grupları, “Jianzi” oynayan erkekler, ilginç Asya müziğine vals dans eden çiftler, … harika bir atmosfer vardı parkta. ‘Dinini yaymak için ideal bir yerdir burası muhtemelen”, diye düşündüm.

Çocuk çok güleryüzlüdü ve bize sorular sormaya başladı: Nerden geliyorsunuz? Öğrenci misiniz? Vietnam sizin kendi ülkenizden çokmu farklı? Uçağa binmek nasıl bir duygu? Deniz ürünlerini severmisiniz? Vesaire vesaire. Biz hala durumu çözememişken, baktık birden etrafımızda ondan fazla genç insan toplanmış. Hepsi aynı veya benzer soruları soruyordu, ve her biri bizimle konuşmaya çok istekli görünüyordu.

‘Yanlış düşünmüşüm. Bu gençler hiç mezhep insanları gibi görünmüyor’, diye aklımdan geçti. Kafamiz tam karışmışken, kendini böyle tanıtarak, çocukların biri durumu açıklığa çıkardı: “Merhaba, adım Dinh. Ho Chi Minh Üniversitesinde bilgisayar mühendisliği okuyorum. Hemen hemen her akşam yabancılarla tanışmak ve ingilizcemi geliştirmek icin parka geliyorum. Bu bizim için büyük bir fırsat. Böylece ingilizce öğrenmek hem bedava, hem çok zevkli.”

Bu sözleri duydukdan sonra ingilizce öğrenmek ve yeni kültürleri tanımak isteyen öğrencilerle çevrili olduğumuzu anladık. Bu güzel insanlarla nerdeyse üç saat süren bir konuşmaya daldik. Öğrenciler bize rüyalarını anlattılar, Vietnam’da yaşam koşulları hakkında konuştuk, Ho Chi Minh City gibi büyük bir şehirde okumanın zorluklarını ve güzelliklerini anlattılar bize, ve çok daha fazlası.

Ho Chi Minh City’ye yolunuz düşerse, kesinlikle parka uğramadan geçmeyin. Burada öğrencilerle konuşarak Vietnam hakkında çok çok şey öğrenebilirsiniz. 😉

One hour, five continents :)

Red soil – just like in Australia …        |         Kırmızı topraklar – tıpkı Avustralya’da gibi ….

image

image

The deep blue sea – just like in the Mediterranean Region …         |          Masmavi deniz – tıpkı Akdeniz Bölgesinde gibi …

image

image

A desert – just like in Dubai …           |           Çöl – tıpkı Dubai’de gibi …

image

Herds of animals – just like in Africa …           |           Hayvan sürüleri – tıpkı Afrika’da gibi …

image

Idyllic seascapes – just like in Europe …          |          Sakin göl manzaraları – tıpkı Avrupa’da gibi …

image

Palm trees – just like in tropical countries …           |            Palmiye ağaçları – tıpkı tropik ülkelerde gibi …

image

It’s INCREDIBLE but all these places are not even one hour apart from each other (by scooter)! Mui Ne in Vietnam is a place which enchants its visitors with its spectacular nature! A must-see in Vietnam!

———

INANILMAZ, ama üstteki yerlerin aralarında bir saat bile ara yok (mobiletle)! Mui Ne, Vietnam, muhteşem doğasıyla insanı büyülüyor gerçekden. Eğer yakınlarında bulunuyorsanız, kesinlikle gidip görmek lazım!

Beautiful Cambodia in pictures

image
Siem Reap
image
Angkor Temples
image
Angkor Temples
image
Siem Reap at night | Siem Reap'de akşam ışıkları
image
Banana tree flower | Muz ağacının çiçeği
image
Mango tree | Mango ağacı
image
Ever tried sugar cane juice? | Şeker kamışı suyunu hiç denedinizmi?
image
Buddhist school in Siem Reap | Budist bir okul ("Eğer kendini seviyorsan, derslerine iyi çalış!")
image
Watering the school's plants | İlk okulda çiçek sulama 🙂
image
Great Turkish dinner in Sihanoukville | Türk mutfağını Kamboçya'dada bulduk
image
Cycling through Kampot's villages | Bisikletle Kampot'un köylerini gezdik
image
A typical Cambodian house | Kamboçya'nın tipik evlerinden biri
image
Country side in Kampot | Kampot'un köyleri
image
Waving children in a Muslim village in Kampot | Müslüman bir köyde bize el sallayan çocuklar

“Every person counts” — Epic Arts Café in Kampot, Cambodia

Looking for a good place for breakfast in Kampot – a lovely riverside town in South Cambodia – we came across the Epic Arts Café. This is a very special restaurant: many of its staff is disabled or deaf. It was a highly interesting experience and we truly enjoyed our meals. I even learnt some Cambodian sign language.

image

image

This is definitely a café worth visiting if you’re in Kampot!

And if you would like to see some of this lovely people dancing, check out the video below. I’m sure it’ll make you happy. 😉

______________

“Her insan önemli”

Kampot, Kamboçya’nin güneyinde, nehir kenarında kalan, güzel bir kasaba. Kahvaltı etmek için iyi bir yer ararken Epic Arts Café karşımıza çıktı. Epic Arts çok özel bir yer: Personelinin birçoğu engelli ya da sağır. Bu lezzetli kahvaltı son derece ilginç bir deneyim oldu bize. Hatta biraz işaret dili bile öğrendim.

Eğer olurda Kampot’a yolunuz düşerse, bu café’ye kesinlikle uğrayın derim.

Epic Arts Café’de çalışan bazı insanları üstteki youtube klibinde izleyebilirsiniz. Bu güzel insanların dansı sizi, şarkının adı gibi “happy”, yani mutlu, edecek kesin. 😉

Krabi

Krabi, the capital of the Krabi Province, is a lovely little town on the west coast of southern Thailand. There are no big sights or attractions in Krabi town but with its vivid (street food) night markets, where you can enjoy amazing – very often ‘halal’ – food for very little money; and its nice and relaxed atmosphere, it is an ideal base for day trips to the surrounding islands or the national park.

image
Krabi map on the wall of our hostel | Krabi kartı (hotelimizin duvarında)

We decided to do a ‘Five Island Boat Tour’ which turned out to be a Four Island Tour – depending on how your ticket seller defined it. In my opinion, it, in the end, was a Three Island Tour but well, an island more or less doesn’t matter that much, does it?! 🙂 Other than that the whole tour was a mass meeting (around 45 people in a tiny boat) and the three islands likewise: way too many people! It definitely makes sense to rent a boat with a driver for a day, and to do your own thing at your own speed. (In a group of six or so that shouldn’t be that expensive either…) Nevertheless, the boat trip was an interesting, funny and international experience (that I am not planning to repeat in the near future). 🙂

image
Can you see the people? 🙂 | İnsanları görebiliyormusunuz? 🙂

image

image

image

image

____________________

Krabi, Krabi eyaletinin başkenti, güney Tayland’in batı kıyısında küçük bir kasaba. Pek görülecek şey yok Krabi’de, ama canlı gece pazarları ve güzel atmosferile kesinlikle güzel bir yer. Gece pazarlarında en çok yemek satılır, ve istediğin menü gözünün önünde taze hazırlanır. Pazarcıların çoğu Müslüman Thailandli oldukları için, ‘helal restoran’ diye isim vermiş bazısı pazar tezgahına. Genel olarak, Krabi’nin çok güzel ve rahat bir atmosferi var, ve çevredeki adalara ya da ulusal parka günlük geziler yapmak için ideal bir konaklama yeridir.

Biz bir ‘Beş Ada Tekne Turuna’ çıkmaya karar verdik. Sonra baktık ki teknede ‘Dört Ada Tekne Turu’ bileti alanda var… Sonunda bence yaptığımız tur bir ‘Üç Ada Turuydu’, ama herneyse ha üç ada olmuş, ha beş, ne fark eder ki, dimi? 🙂 Bunun dışında tekne çok kalabalıkdı (45 kişi felan), gezdiğimiz adalarda aynen. Çok fazla insan gerçekdende! Bir gün için bir tekne ve sürücü tutmak, ve her şeyi kendi hızında ve zevkine göre gezmek bence daha mantıklı. Bir altı veya yedi kişilik grup oluşursa pek pahalıyada gelmez bu. Geri baktığımda tekne turu ilginç, komik ve uluslararası bir deneyim oldu bana, bu deneyimi yakın zamanda tekrarlamayi düşünmesemde. 🙂

Koh Phi Phi

Koh Phi Phi is a wonderful, dreamlike island, full of young people from all around the world. The majority of its population is Muslim. The island’s streets are full of shops and restaurants.

We took the ferry from Krabi to get there. I knew that Koh Phi Phi was a very touristy place, nevertheless I was shocked by the amount of people getting off our and many other ferries at the pier. We asked for directions for our hotel and were delighted when they told us that our hotel provided a free pick up service. As I saw the ‘pick up service’ – a wheel barrow (!) – approaching and looked around a bit, I realized that there were no cars at all at Phi Phi. Unfortunately, it was our luggage only that enjoyed the wheel barrow ride – not ourselves. 🙂

image

image

image
Our Bamboo-Bungalow | Kaldığımız minik evler

Walking along the amazing looking Loh Dalum Beach, which is kind of the central beach, we realized quickly that an overcrowded beach with not the cleanest sea water wasn’t really what we wanted. Therefore – besides adventurous walking tours through Phi Phi’s jungle-like parts (which were full of mosquitos) – we rented a kayak and explored the island on our own. We were surprised to discover so many lonesome and beautiful beaches on one of the most crowded island in Thailand.

image

image

image

At night time, Phi Phi went through a transformation and turned into a crazy party island:

image
Fire show at the beach | Plajda ateş gösterisi
image
Feel like jumping rope? 🙂 | Ip atlama yarışması 🙂

I really enjoyed my time at Phi Phi Island, but it would be wrong not to mention this:
The LARGE number of tourists visiting the actually very LITTLE island every day might be good for business, but Phi Phi seems to have a waste problem that becomes obvious as soon as you leave the touristy areas. Also, we heard that the close-by location for the Hollywood movie “The Beach” (Leonardo DiCaprio) lost its original beauty, firstly because of the film shootings, but even more because of the masses of tourists visiting the place since then. So, we decided not to go there. 

_______________________

Koh Phi Phi tüm dünyanın genç insanlarıyla dolu, rüya gibi bir ada. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman. Adanın sokakları dükkan ve restoran dolu.

Phi Phi adasına Krabi’den doğru feribotla geçtik. Koh Phi Phi’nin çok turistik bir yer olduğunu biliyordum, ama yinede iskeledeki kalabalığı görünce şok oldum biraz. Bu kadar turist beklemiyordum. Iskelede otelimizin yolunu sorunca, bize “bekleyin, otelin ücretsiz servisi sizi şimdi almaya gelir” dediler. Sevindik buna. Sonra baktım ki servis dedikleri şey bir el arabası ile gelen bir bey. O an biraz etrafıma bakındım, ve Phi Phi’de tek bir otomobil bile görmediğimi fark ettim. Göremezdim zaten çünkü yoktu. Böylece, ne yazık ki, el arabasına binme zevkini sadece bagajımız çıkardı. 🙂

Merkez plaj Loh Dalum hem kalabalıkdı, hemde denizin suyu pek temiz değildi. Bu yüzden Phi Phi’yi çeşitli yerlere yürüyerek ve kayık kiralayıp kendi zevk ve isteğimize göre gezdik. Çok iyide bir fikirdi bu çünkü Tayland’in en kalabalık adalarından birinde bu kadar yalnız ve güzel plaj keşfeteceğimizi hiç beklemiyorduk.
Karanlık çökünce, Phi Phi sanki bir dönüşümden geçiyordu, ve her taraf ışıklarla aydınlanıyordu. Yukarıdaki resimlerde göründüğü gibi.

Phi Phi Adası’nda çok güzel ve zevkli bir zaman geçirdim, ama aşağıdakileri söylememek yanlış olur:
Phi Phi çok KÜÇÜK bir ada, buna karşın her gün gelen turistin sayısı çok BÜYÜK. Bu adada bir çöp sorunu ortaya çıkarmış. Turistik yerlerden çıktığın an beli olan bir sorun olmuş çöp Phi Phi’de.
Ayrıca, Hollywood filmi The Beach’de (Leonardo DiCaprio) görünen plaj, Phi Phi’nin çok yakınında bulunmaktadır. Ama malesef güzelliğini kaybediyor yavaş yavaş. Bu işlem film çekimlerile başlamış, ve oraya her gün akın eden turistlerle devam ediyor. Biz bu yüzden oraya gitmemeye karar verdik.